31/01/2010 saglikliyasam
Yorumlar (0)
Travmalar
Trafik kazaları, düşmeler sonucu gelişen kafa ve yüz travmalarında sinüzit oluşabilir.
Aşırı kirli hava
Kirli havayla uzun süre temas, burun içindeki mukozayı etkiler.
Mesleki rahatsızlıklar
Boya ve boya ürünleri, yanıcı maddeler, kurşun vs. kullanılan meslekler ve ağaç sanayiinde çalışanlar risk altında. Örneğin marangozlarda geniz bölgesi kanseri görülme ihtimali yüksektir. Bu kişilerin belli aralıklarla muayeneden geçmesi gerekir.
Yabancı cisimler
Çocukların, zeka geriliği olan kişilerin burun boşluğuna soktukları yabancı cisimler (kâğıt parçası, boncuk, fasulye tanesi, pil, oyuncak parçası vb) burun ve sinüs iltihabına yol açabilir.
Bazı hastalıklar
Diyabet, AIDS gibi bağışıklık sistemini bozan ciddi hastalıklar, vücudun direncini kırdığı için sinüzit oluşabilir. Stres, yorgunluk ve yetersiz beslenme sinüzite yakalanmayı kolaylaştırır.
Reflü
Mideden yukarıya yükselen mide asidi (HCl), larenjit, farenjit, nadiren sinüzit oluşturabilir.
sinuziti, tetikleyen, etmenler
31/01/2010 saglikliyasam
Yorumlar (0)
Arka arkaya hapşırma sırasında oluşan negatif basınç, sinüsleri olumsuz etkileyebilir. Hapşırırken ağız açık olmalı. Aşırı basınçla yapılan burun temizliği de risklidir.
sinuzit, ile, siddetli, hapsirma, iliskisi
31/01/2010 saglikliyasam
Yorumlar (0)
Aşırı soğuk ve kuru hava, mukus akışını bozup soğuk algınlığı ve sinüzit oluştura-bilir. Aşırı nem de, ödem oluşturup sinüsleri etkileyebilir.
sinuzit, ile, asiri, kuru, nemli, hava, iliskisi
31/01/2010 saglikliyasam
Yorumlar (0)
Astım, bronşit gibi rahatsızlıklar, üst solunum yollarındaki sinüzitle karşılıklı etkileşim gösterebilir.
sinuzit, alt, solunum, yollari, iltihabi
31/01/2010 saglikliyasam
Yorumlar (0)
Nasıl oluştuğu kesin olarak belirlenemeyen polipler, kronik sinüzit nedenidir. İlaç tedavisine yanıt alınamazsa ameliyat planlanır.
31/01/2010 saglikliyasam
Yorumlar (0)
Kalıtsal kemik ve kıkırdak eğrilikleri, burun tıkanıklığı yaparak sinüziti kronikleştirebilir
31/01/2010 saglikliyasam
Yorumlar (0)
Kalıtsal kemik ve kıkırdak eğrilikleri, burun tıkanıklığı yaparak sinüziti kronikleştirebilir.
31/01/2010 saglikliyasam
Yorumlar (0)
Sinüzit, en basit tanımıyla başımızdaki sinüs boşluklarının iltihaplanmasıdır. Sinüsün burun içine açılan ağzı etrafında oluşan ödem ve tıkanıklık, havalanmanın bozulmasına ve iltihaplanmaya yol açar. Bazen tek, bazen birçok neden bir araya gelerek sinüziti oluşturabilir.
Soğuk algınlığı geçiren hamile bir kadının uçak yolculuğu gibi. Sinüzite yol açan faktörler, mukozal bozukluk, çarpma veya düşmeyle oluşur. Galler Soğuk Algınlığı Merkezi araştırmalarına göre, soğuk hava, burun içindeki kan damarlarını büzüştürür ve virütik iltihap kolayca gelişir. 55 yaş üstü kişilerde, soğuk ortamda damar içi kan akışkanlığı da bozulur. İltihap oluşunca kan akımı ve ödem artar, mukusun yavaşlamasıyla sinüzit gelişir. Islak saç, daha doğrusu ıslak saçlı deri, özellikle soğuk hava ve rüzgarla etkileşiminde sinüslerin kan akımını bozabilir. Rüzgar ve havadaki basınç değişiklikleri, sinüslerde negatif basınç yaratarak dolgunluk, ağrı oluşturur (vakum sinüzit). İşte sinüzite neden olan diğer etkenler
sinuzit, ten, korunmak, icin, islak, sacla, dolasmayin
31/01/2010 saglikliyasam
Yorumlar (0)
Lazer sistemleri tıpta 40 yıldır kullanılıyor. İlk kez göz alanında uygulandı ve şu anda birçok alanda güvenle bu teknolojiden yararlanılıyor. Lazerin kanser ya da başka bir hastalığa neden olduğuna dair bir bulguya rastlanmadı.
30/01/2010 saglikliyasam
Yorumlar (0)
Genlerimizin yaşlanma sürecinde önemli bir rol oynadığı kesindir. Bizi DNA’larımıza yerleşmiş genetik şifrelerin yönettiği ve yönlendirdiğine hiç kuşku yoktur. Özellikle hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondri isimli organcıkların DNA’sının yaşlanması yaşlanmayı hızlandıran en önemli faktörlerden biri gibi görülüyor. Eğer mitokondri DNA’larınızın yaşlanmasını yavaşlatabilirseniz sağlıklı ve iyi yaşlanma yolunda önemli bir adım atarsınız. Çünkü mitokondriyal DNA yaşlandığında bu organcıklar hücrelerinizin yani dokularınızın ve sonuç olarak organ ve sistemlerinizin ihtiyacı olan enerjiyi üretmeyi başaramaz. Eğer bu enerji üretimi kusuru önlenebilirse 100 yaşındayken de kendinizi 50 yaşındaymış gibi güçlü ve enerjik hissetmeniz mümkün olacaktır.
Yukarıda anlattıklarım yaşlanma ile ilgili teorilerden biridir ve "mitokondriyal yaşlanma teorisi" olarak bilinmektedir. Bu yaklaşım yaşlanmayı açıklamaya çalışan teorilerin en güçlü olanı ve akla en yatkın duranıdır. Mitokondriyal DNA’yı yaşlanmadan koruyabileceği düşünülen şimdilik 5 temel madde var. Bu 5 temel maddenin adlarını bir kenara yazın: Alfa Lipoik Asit, Resveratrol, Asetil-L Carnitin, Koenzim Q-10 ve Folik Asit. Bu maddeleri ne dozlarda ve hangi süre ile kullanmanız gerektiği için biraz araştırmanız, biraz çalışmanız gerekiyor.
mitokondriyal, yaslanma, teorisi

