30/09/2009 hasta
Yorumlar (0)
Kalbi besleyen atardamarların kireçlenme ve kolesterol sonucunda daralması, böylece daha az kan geçebilmesi nedeniyle ortaya çıkar. Yemeklerden sonra veya süratli yürüme, merdiven çıkma, soğuk hava teneffüs etme sırasında zaman-zaman sol göğüste bir ağrı hissedilir. Bu ağrı sol omuza ve sol kola kadar yayılır ve hastaya nefes aldırtmaz. Daha çok erkeklerde görülür. Genellikle 5-10 dakika sürer. Kalp spazmının en önemli yanı, Enfarktüse yol açmasıdır.
Aşağıdaki bitkiler tedavide iyi sonuç verirler :
29/09/2009 hasta
Yorumlar (0)
Vücudumuzdaki kasların çoğunluğu çalışmadığı zaman tamamen gevşer. Ancak 'yerçekimine karşı koyan kaslar' olarak bilinen ve boyun kaslarını da içeren bazı kaslar vücudumuzu dik pozisyonda tutmak için sürekli çalışmak zorundadır.
Boyun kasları çok çalışırlarsa, gerilim tipi başağrısına neden olurlar. Kişi herhangi bir konuda endişe duyduğunda, üzüldüğünde kaslarını gereğinden daha fazla kasar. Bu durum, kasların başın arka kısmına yapıştıkları yerde aşırı bir gerginlik oluşturur. Kas yapışma yerleri duyarlı ve ağrılı hale gelir. Ağrı çok şiddetlendiğinde boyundan yukarı başın arka kısmına ve öne doğru yayılır, hatta bazen ağrının gözlerinin arka kısmında hissedildiği söylenir.
psikolojik, faktorler, boyun, agrisi
24/09/2009 hasta
Yorumlar (0)
Hayır. Firma tarafından yapılan yeni ürün kayıtları ve ürün bilgisi güncellemeleri önce konusunda uzman kişiler tarafından kontrol edilmekte ve onaylanmaktadır. Onaylanan ve veri kalitesi yeterli düzeyde olan ürünlerin bilgileri ancak ondan sonra toplumun kullanımına açılmaktadır. Yeni bir ürünün onay süreci 7 güne kadar çıkabilecektir. Firma tarafından yapılacak kayıttan sonra ürün onaylanacak ve haftalık olarak oluşturulacak güncelleme listeleri ile duyurulacaktır.
Bu nedenle yeni ürün ekleme ve ürün bilgisi güncelleme işlemleri için son ana kadar beklenmemelidir. Ürünlerin bazı bilgilerinin güncellemeleri bazen gelecek bir tarihten itibaren geçerli olmak zorundadır. Bu gibi durumlarda da ilgili tarihi beklemeye gerek yoktur. Veri bildirim formlarının tümünde “5. Veri Geçerlilik Başlangıç Tarihi” alanına verinin geçerli olmasının istendiği tarihin yazılması yeterlidir.
turkiye, ilac, tibbi, cihaz, bilgi, bankasinda, firma, tarafindan, kaydi, yapilan, bir, urun, hemen, gorunmekte, midir
23/09/2009 hasta
Yorumlar (0)
Sürekli yüksek tansiyondur. Yorgunluk, uykusuzluk, aşırı yeme, hızlı hareket gibi nedenlerle tansiyon yükselebilir. Ancak, sürekli değildir. Hipertansiyon ise kalbi idare eden sinir sisteminin aşırı hassaslaşmasından, ileri yaşlarda görülen damar sertliğinden, kanın katılaşmasından, böbrek rahatsızlığından (nefrit) ileri gelir. Hipertansiyonda kalp büyür ve felçlere neden olabilir.
kalp, damar, hastaliklarinda, hipertansiyon
20/09/2009 hasta
Yorumlar (0)
Donuk omuz 2-3 yıl sürebilen bir hastalıktır. Üç dönemi vardır. Birincisi ağrılı dönemdir ve 1 yıl kadar sürebilir. Bu dönem diğer omuz ve boyun problemleri ile çok sık karışabilen bir dönemdir. İkinci dönem ise omuzun tam olarak donduğu dönemdir. Ağrı azalır fakat hasta günlük yaşam aktivitelerini yapamayacak derecede omuz hareketleri kısıtlanır. Üçüncü dönem ise çözünme dönemidir.
donuk, omuz, uzun, suren, bir, hastalik, midir
14/09/2009 hasta
Yorumlar (0)
Hastanemizin Hazırladığı "Alanya Devlet Hastanesi Bülteni" Sayı 1 deki haliyle Tarihçemiz
Geçmişten geleceğe Alanya Devlet Hastanesi
Bu ilk sayımızda Alanya Devlet Hastanesinin tanıtımını amaçladık. Bu nedenle ilk olarak Alanya Devlet Hastanesinin tarihçesinin araştırmak için bu konuyla ilgili bütün kaynaklara ulaşmaya çalıştık. Konuyla ilgili kaynak kişilere başvurduk ve her birinin bizlerden çok daha istekli ve verici olduklarını gözlemledik. Önce Emekli Rektör Prof.Dr. Hüseyin Sipahioğlu’na gittik. Sayın araştırmacı, yazar, tarih öğretmeni Oğuz hoca’ya (Oğuz Korum) danıştık. Tabi ki Alanya’mızın ayaklı kütüphanesi ve Alanya aşığı Haşim Hocaya (Haşim Yetkin) başvurduk. Ve en sonunda özellikle 84’den sonraki dönem için eski başhekim Op. Dr. Hüseyin Kan’ı ziyaret ettik. Hepsine buradan en derin saygı ve sevgilerimizi sunarız.
İlk olarak sayın Prof. Dr. Hüseyin Sipahioğlu’nun bilgilerine başvurduk. Kendisi bizi, dergi ekibi olarak çok sıcak karşıladı. Gördük ki, sayın Prof. Sipahioğlu bizden çok daha heyecanlı, istekli ve hevesli idi. Tabii ki söz konusu olan çalışma Alanya Devlet Hastanesi ve dolayısı ile Alanya olunca gözlerindeki bu pırıltıyı anlamamak mümkün değildi. Biz dergi ekibini çok iyi ağırladı, bizden sonra çok önemli bir toplantısı olmasına rağmen acelesini hiç belli etmeden 2 saate yakın Alanya’dan, kendi dönemindeki Alanya Devlet Hastanesinden, eski doktorluk yıllarından bahsetti. Bizlere bir hekimin ve bir hastanenin nasıl olması gerektiği konusunda altın değerinde öğütler verdi. Bunları hemen not ettik. Bir hastanenin en önemli yerinin acil servis olduğunu, buraya özel önem verilmesi gerektiğini vurguladı. Gelenlere mümkün olduğunca hoşgörü ve anlayış göstermemiz gerektiğini, karşımızda ki hastanın bir gün kendimiz de olabileceğimizi düşünmemizi istedi.
Sayın Sipahioğlu önce kendi özgeçmişinden kısaca bahsetti bunları bir iki cümle bahsetmeden geçemiyeceğiz.
Prof Dr. Hüseyin Sipahioğlu 1947 yılı Tıp Fak. den mezun olup pratisyen olarak sıtma verem savaş tabibi olarak Alanyada çalışmış, sonrada 1949 da hükümet tabipliği yapmuş, 1952 de askere gitmiş 1954 de bitirmiş, 1954-58 de İstanbul Vakıf Gurabada Dahiliye ihtisası yapmış. Alanyada Sıtma Savaş Tabibi iken at sırtında Manavgata hekimlik yapmaya giderlermiş. Prof Dr.Hüseyin Sipahioğlu Alanyada 4 derneğin kurucusuymuş Bunlar Alanya Devlet Hastanesine ilave pavyon yaptırma derneği, Verem Savaş Derneği , Turizm Derneği ve Türk Alman Dostluk Derneğiymiş.
Prof. Dr. Hüseyin Sipahioğlunun Erciyes Üniversitesindeki Rektörlük yıllarında Kayseri Erciyes Üniversitesi vakfını kurmuş, Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesini açmış ( Burası aynı zamanda dünyada kurulmuş ilk Tıp Fakültesidir) buraya Razi ve Farabinin heykellerini diktirmiş, Gevher Nesibe Hatun da o müzede yatıyormuş, mezarının üstüne bir mescid yaptırmış, Alaaddin keykubat Alanya fatihidir Gevher Nesibe Hatun onun halasıdır, Allah bana atalarıma hizmet etmeyi nasib etti dedi, Kayseride Üniversitede seçimle dekan ve rektörlük yapmış; 4 yıl başhekimlik 3 yıl dekanlık 3 yıl rektörlük yapmış, 1 yıl Üniversiteler arası kurul başkalığı yapmış ve rektörken emekli olmuş.
Kendi dönemindeki Alanya Devlet Hastanesi ile ilgili bilgileri sorduğumuzda sanki dün olmuşçasına bizi o günlere götürdü. 1947 yılında pratisyen hekim olarak Sıtma Savaşta çalıştığını, at sırtında Gazipaşa’dan Manavgat’a kadar ne zor koşullarda hekimlik yaptığını ifade etti.
1958 yılında Alanya Devlet Hastanesine dahiliye uzmanı olarak geldiğini söyleyen Prof. Dr. Sipahioğlu anılarına şöyle devam etti;“O dönemlerde adı sağlık merkezi olan Alanya Devlet Hastanesinde göreve başladım. Sağlık merkezinin bir ameliyathanesi ve doğum bölümü vardı. Toplam yatak kapasitesi 40’ı geçmiyordu. O dönemde bir dahiliyeci, bir cerrah ve daha sonraları bir çocuk doktoru görev yapıyordu. Asabiye mütehassısı Gani Gür baştabiplik yapıyordu. Sağlık merkezinin bir laboratuvarı yoktu, sadece basit bir iki şey bakılıyordu. 50 miliamperlik bir röntgen cihazı vardı.
Askerliğini Kore’de sıhhiye olarak yapan Ahmet Çetinkaya’yı (Mahmutseydi köyünden Ağaçbacağın Ahmet) 1958 yılında laboratuvarda çalışması için yanıma aldım. Ahmet cesur, yetenekli, saygılı bir insandı, Allah rahmet eylesin.
Alanya sağlık merkezini, Alanya Devlet Hastanesine dönüştürmek için çok çaba gösterdim. Ancak 40 yataklı hastane ihtiyaca cevap vermiyordu ki, o zamanlar Alanya’nın nüfusu 12-15 bin arasındaydı tahmin ediyorum. Fakat o yıllarda Sağlık Bakanlığı bütçesi hastane yaptırmaya uygun değildi.
Hastanenin yanında Bakanlığa tapulu 1500 metrekare daha yer vardı. Bakanlıktan yardım alamayacağımı bildiğimden “Alanya Devlet Hastanesine İlave Pavyon Yaptırma Derneği” adı altında bir dernek kurdum. Dernek başkanlığı için eczacı Şükrü Kaptanoğlu’na rica ettim, beni kırmadı, başkan oldu. Projeyi bakanlığa sundum ve onaylandı.
Büyük güçlükler sonrasında 1967 yılında Antalya valisi sayın Şerif Tüten ve Alanya Kaymakamı sayın Nihat Oğuz Bor tarafından yeni bölümlerin temeli atıldı.
İlk üç senede hastanenin kargasını dikmiş ve zemin kata polikliniği taşımıştık. Halk derneğe yardım ediyordu. Alanya’lı iki asil insanın jesti beni çok duygulandırmıştı. Bunlardan birisi Rahmetli Rıfat Azak’ın annesi Hayriye Hanımefendiydi. Birgün telefon etti ve “hastane için 2000 TL ayırdım, birisini gönder aldır” dedi. Diğeri ise Bahri Müftüoğlu’nun babası rahmetli Şadi Efendi idi. Yardım yapanların adlarını odalara yazıyorduk, çok yardım geldi ama hastaneyi bitiremedik. Zamanın sağlık bakanı sayın Vedat Ali Özkan hastaneye bir gün ani bir ziyaret yaptı, bir de gördü ki sağlık merkezi hınca hınç hasta ile dolu, üç hastaya birden kan veriliyordu. Sayın bakan bana dönüp “hastanenin bitimi için ne kadar paraya ihtiyaç var?” diye sordu. “180 000 TL efendim” dedim, not aldı ve 3 gün sonra para elimizdeydi. Allah kendisinden razı olsun. Alanya Devlet Hastanesi 100 yataklı bir devlet hastanesi olmuştu. Bakanlık tedavi kurumlarından bir kamyon malzeme (karyola ve diğerleri) temin ederek hastaneyi donattım. Şehir, hastane ihtiyacı açısından rahatlamıştı, 1987 yılına kadar Alanya’ya, Alanya Devlet Hastanesi olarak hizmet etti.
Sayın Prof. Sipahioğlu, bu noktaya kadar anlattıktan sonra şöyle devam etti, “Bu eski hastanenin yeri aslında Acil İlkyardım Merkezi olarak kullanılmaya devam edilse idi, çok daha iyi olurdu.”
Kendisi ile bu görüşmemizden gerek hekim olarak gerekse bir insan olarak çok feyiz aldık ve en önemlisi bu günlere nasıl geldiğimizi hangi aşamalardan geçtiğimizi daha iyi anladık ve kendisine olan saygı ve hürmetimiz daha da derinleşmiş olarak oradan ayrıldık.
Bir başka ziyaretimiz araştırmacı yazar tarih öğretmeni ve tabi ki bir Alanya sevdalısı sayın Oğuz hoca’ya (Oğuz Korum) oldu. Kendisinden şu değerli bilgileri aldık; “Alanya Devlet Hastanesine denildiğinde geçmiş dönem anıları hep sökün ederek gelir..
Alanya Devlet Hastanesi için 1940’lı yıllara uzanmak gerekir diye düşünürüm. İlk temaslar 1940-1950 yıllarında yoğunlaşır.
Konuyla ilgili olarak Doktor Ali Nazım Köseoğlu (merhum) hatıralarında şöyle der: “1948 yılında Alanya Devlet Hastanesi konusunu konuşmak üzere bir heyet teşkil ederek Ankara’ya gittik. En büyük ilgiyi dönemin Maliye Bakanı Halit Keşmir’den gördük. Maliye Bakanı Keşmir’in babası Cemal Keşmir 1901 -1903 yılları arasında Alanya’da kaymakamlık yapmış ve Halit Keşmir’de Alanya’da doğmuş, çocukluğu Alanya’da geçmişti. Bu nedenle her Alanya kokusu almış kişi gibi o da bir Alanya sevdalısı idi. Alanya ve Alanya’lılara ayrı bir muhabbet beslemekteydi.”
Bu heyet sayın bakanı Alanya’ya davet eder. 1948 yılında bakan Alanya’ya deniz yoluyla gelir. Nazmi Hacıkadiroğlu’nun evinde ağırlanır. Burada kendisine güncel meseleler danışılır, bir devlet hastanesi isteğinde bulunulur.
Maliye Bakanı hastane yerinin tespit edilip edilmediği konusunda bilgi alır. Hastane yapılması konusunda bir dernek kurulması tavsiyesinde bulunur. O dönemlerde ancak hastane yaptırmak maksadı ile yapılan derneklere yardım yapılabiliyordu. Yer tespit edilmiştir. Yer ilginçtir, şimdiki Devlet Hastanesinin olduğu yer!..
Merhum Doktor Ali Nazım Köseoğlu hatıralarında şöyle der; “Bakanla konuşmamızın sonunda ben, Alanya Devlet Hastanesi için tüzüğü hemen hazırlayarak derneği kuracağımı ve ilk fırsatta hastane için ayrılan yerin planını Ankara’ya göndereceğimi söyledim. Ertesi gün derneği kurdum, mesuliyeti üzerime aldım. Tüzüğü hazırladım. Hastane için işgal edilecek olan geniş saha Halis’in Sabri’ye aitti. Efendi, sakin mizaçlı, ailecek yakın dostumdu. O senelerde Alanya’lılar muz dikme yarışına girmişlerdi. Bu tepede taş ve kayalıklardan temizlenerek muz dikmeye müsait hale getirilmişti. Hastane olarak istenilen alanın büyük kısmı ona aitti. Halis’in Sabri Efendi’yi dernek olarak ikna etmeye çalıştık. Bu araziyi vermekle memlekete büyük hizmet vermiş olacağını, buradan herkesin istifade edeceğini gerek insanların gerekse Allah’ın nazarında makbul bir kişi olacağını söyledik. Talebimizi kabul etti. Ancak muz bahçeleri olarak donatacağı tepenin elinden gidecek olmasına yine de çok üzüldü. Planlar Ankara’ya gönderildi. Ancak araya 1950 seçimleri girince askıya alındı.”
1950-1960 arası Alanya Devlet Hastanesi meselesi:
1950 yılında hastane faaliyetleri bir müddet duraklar. Fakat Alanya Devlet Hastanesi meselesi hep sıcak tutulur. Dönemin sağlık bakanı Dr. Ekrem Üstündağ Alanya’ya gelir. Dönemin sıtma mücadele tabibi Dr. Hilmi Şifa ve Dr. Ali Nazım Köseoğlu tarafından kendisine, Alanya Devlet Hastanesi yapılmasıyla ilgili brifing verilir. Bu arada kapatılan Alanya Halkevi binasının Hastane olarak değerlendirilmesi gündeme getirilir. Doktor Ali Nazım Köseoğlu, Dünya normlarına göre bu yerin hastane olmaya müsait olmadığını, ancak şehir içinde bir dispanser veya acil servis olabileceğini ifade eder. Fakat halkevi binasının hastane olarak kullanılmasına, lüzumlu ek tesislerin yapımı için bir dernek kurularak faaliyete geçirilmesine karar verilir.
1950-1960 arasında kurulan dernek hastane yapım faaliyetlerini hızla sürdürür. Alanya Devlet Hastanesi 1986 yılında, şu anda bulunduğu yere nakil olur. 1948 yılında Alanya Devlet Hastanesi meselesini gündeme getiren ve şimdiki yeri o zamanlarda tespit eden merhum doktor Ali Nazım Köseoğlu’nu rahmetle anıyoruz. Görev yapan başhekim, hekim ve tüm sağlık çalışanlarını saygı ve sevgi ile anıyor şu anki hastane yerinin sahibi merhum Halis in Sabri Efendi’yi minnetle anıyoruz.
1984-2004 yılları arası Alanya Devlet Hastanesi:
1984-2004 yılları arasında başhekimlik yapan Op. Dr. Hüseyin Kan’ı ziyaret ettik ve kendisinden bu dönemle ilgili çok değerli bilgiler aldık.
1984 haziran ayında göreve başladığını ve kendisinin Alanya Devlet Hastanesi’nin 3. başhekimi olduğunu söyledi. Hastanenin ilk başhekiminin 1961-1976 yılları arasında görev yapan asabiye mütehassısı Dr. Abdülgani Gür olduğunu (ölüm 1991), 2. başhekimin1976-1984 yılları arasında görev yapan “Kelleci” lakabı ile anılan çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Turhan Özdemir (ölüm 2002) olduğunu ifade etti. Sayın Dr. Kan sözlerine şöyle devam etti:“Göreve başladığımda 55 yatak kapasitesi ile 1 ameliyathane, 1 doğumhane, küçük bir laboratuvar, 100 miliamperlik bir röntgen cihazı vardı. 4 uzman doktor vardı, birkaç ay sonra 4 uzman doktor daha göreve başladı. O dönemlerde Alanya nüfusu 17 bin civarındaydı. O zamanlarda özel hastane yoktu. Yaz nüfusu turistlerle birlikte çok artıyor ve mevcut hastane ihtiyaca cevap veremiyordu. 1972 yılından beri, 14 yıldır inşaatı devam eden şu anki hastanemiz geçen zaman içinde daha taşınılmadan yıpranmıştı. Düzenlediğimiz kampanyalarla topladığımız yardımlarla hastanenin yapımını bitirdik ve 24 Nisan 1986 yılında dönemin Sağlık Bakanı sayın Mehmet Aydın tarafından açıldı. Hastanenin yapımı ve açılmasında dönemin milletvekili sayın Ali Dizdaroğlu’nun çok emeği geçti. Bu noktada gerek kendisini gerekse emeği geçen herkesi saygı ve şükranla anmak istiyorum. O yıllarda Alanya’nın nüfusu hızla artmaya başladı, neredeyse her sene katlanarak artıyordu ve aynı dönemlerde özel hastaneler de açılmasına rağmen taşındığımız bu hastanemiz de ihtiyaca cevap vermemeye başladı.100 olan yatak sayısı önce 150’ye sonra 200’e çıkarıldı, bir kat daha ilave edildi. Bu katta 1998 yılında 10 cihazlı Hemodiyaliz ünitesi açıldı. 8 yataklı bir yoğun bakım ünitesi oluşturuldu. Yeni çocuk ünitesi açıldı. 4 olan özel oda sayısı 31’e çıkarıldı. Zaman içinde uzman hekim sayısı 60’a çıktı. Bu arada 1997 yılında Alanyalı değerli yardımsever, emekli SSK Başhemşiresi Gül Badem hanım tarafından mamografi cihazı hediye edildi. 2001 yılında 1000 miliamperlik büyük röntgen cihazı sayın Numan Gümrükçüler tarafından hastanemize kazandırıldı. 2002 yılında hastane döner sermayesinden tomografi cihazı alındı. Burada adını andığımız ve anamadığımız Alanya Devlet Hastanesi’ne katkıları olan bütün hayırseverlere şükranlarımı ve saygılarımı sunuyorum. Ve sizlerin de çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Eski Başhekimimiz Sayın Dr. Hüseyin Kan’a gerek görev yaptığı dönemdeki çalışmalarından, gerekse bize verdiği aydınlatıcı bilgilerden dolayı çok teşekkür ederiz.
14 Mayıs 2004 de Op.Dr.İsmail BAŞARAN ın Başhekim olmasıyla hastane çalışmalarına yeni bir çehre ve hız kazandırılmıştır. Sayın Başaranın bize verdiği bilgiler şöyleydi; Biz Başhekimlik makamına gelmeden önce yapacağımız işlerin planını ve çalışacağımız ekibi hazırlamıştık, bu nedenle göreve başlar başlamaz hemen işe koyulduk. Öncelikli olarak yapacağımız işler şunlardı; hastanenin bilgisayarla tam otomasyon sistemine geçirilmesi, mevcut binanın elden geçirilmesi ve Yeni bir Acil servis ve poliklinik binasının kurulmasıydı. Bilgisayarla hastane otomasyonu için mevcut program yetersizdi bu nedenle uzman kişilerden oluşan bir ekiple yeni program ihalesi yaptık Yeni programı 6 hafta gibi kısa bir sürede 5 temmuz 2004 de faaliyete geçirdik. Mevcut hastane binası yeniden boyandı ve yatakları ve oda eşyaları yenilendi. Hastaneye yeni cihaz alımı yaptık bunlar; Ameliyathane için 2 adet daha ameliyat masası ve Neştersiz ameliyat diye bilinen bir adet Laparoskopi cihazı, Yoğun bakım için 2 adet daha Solunum cihazı, Yenidoğan ünitesi için bir adet bebek transport küvezi, Radyoloji bölümü için bir adet daha Ultrason cihazı ihale ile alındı. Mevcut yatak kapasitesi 200 den 218’ yükseltildi. Eşzamanlı olarak Yeni Acil ünitesininde projeleri yapıldı ve yoğun bir faaliyet sonucu Alanyalı hayırseverlerin katkılarıyle Kasım ayında açılış yapılarak faaliyete geçirildi. Eski Acil üniteside görüntüleme merkezi haline getirildi, Bilgisayarlı Beyin Tomografisi, ilaçlı Mide-Kolon-Böbrek grafi çekimleri, Mamografi, Ultrasonografi ve normal film çekimleri bir merkez altında yapılabilecektir. Bu arada Acil önünde yoğunlaşan araç trafiğini azaltmak için Alanya belediyesi ile işbirliği yapılarak belediye otobüslerinin güzergahı değiştirildi ve Acilin önü rahat bir trafiğe kavuşturuldu. Ayrıca hastane sağlık personeli için Hizmet içi eğitim programları yapıldı ve devam etmektedir. Yeni Acilin açılmasıyla birlikte önceden düşünülen Yeni Poliklinik binasının yapılması gündeme gelmiş oldu ve hemen plan ve projeler çizilip hayırseverlerden, Alanya ve çevre belediyelerden alınan yoğun destekle çalışmalara başlandı ve Mayıs 2005 de açılması düşünülüyor. Bu binanın hizmete girmesiyle birlikte Mevcut Büfeninde yeri değiştirilerek hastalarımız için daha geniş bir hastane mekanı oluşturulacaktır. Sayın Başhekime verdiği bilgiler için teşekkür eder başarılı hizmetlerinin devamını dileriz.
alanya, devlet, hastanesi, tarihce
13/09/2009 hasta
Yorumlar (0)
Firmaların sisteme kaydının onaylanması için aşağıdaki evrakların gönderilmesi gerekmektedir:
§ Tedarikçi Firma Kayıt Formu (Form sistem kullanılarak doldurulacak ve yazılı çıktısı imzalanarak gönderilecektir.)
§ Kullanıcı Kayıt Formu (ları) [Form(lar) sistem kullanılarak doldurulacak ve yazılı çıktıları imzalanarak gönderilecektir.]
§ Firma İmza sirküleri aslı
§ Ticaret ve/veya Sanayi odası kayıt belgesi aslı
Ayrıntılı açıklamalar için TITUBB-P002 Tedarikçi Firma Kayıt Prosedürü belgesine ve formların kullanım kılavuzlarına bakınız.
turkiye, ilac, tibbi, cihaz, bilgi, bankasina, kayit, icin, hangi, evraklar, gonderilecektir
9/09/2009 hasta
Yorumlar (0)
1. Bölge İstanbul Eczacı Odası
2. Bölge Ankara Eczacı Odası
3. Bölge İzmir Eczacı Odası
4. Bölge Adana Eczacı Odası
5. Bölge Konya Eczacı Odası
6. Bölge Samsun Eczacı Odası
7. Bölge Bursa Eczacı Odası
8. Bölge Gaziantep Eczacı Odası
9. Bölge Eskişehir Eczacı Odası
10. Bölge Antalya Eczacı Odası
11. Bölge Diyarbakır Eczacı Odası
12. Bölge Kayseri Eczacı Odası
13. Bölge Erzurum Eczacı Odası
14. Bölge Kahramanmaraş Eczacı Odası
15. Bölge Isparta Eczacı Odası
16. Bölge Denizli Eczacı Odası
17. Bölge Zonguldak Eczacı Odası
18. Bölge Trabzon Eczacı Odası
19. Bölge Tekirdağ Eczacı Odası
20. Bölge Sakarya Eczacı Odası
21. Bölge Aydın Eczacı Odası
22. Bölge Malatya Eczacı Odası
23. Bölge Elazığ Eczacı Odası
24. Bölge Ordu Eczacı Odası
25. Bölge Mersin Eczacı Odası
26. Bölge Kastamonu Eczacı Odası
27. Bölge Şanlıurfa Eczacı Odası
28. Bölge Hatay Eczacı Odası
29. Bölge Manisa Eczacı Odası
30. Bölge Balıkesir Eczacı Odası
31. Bölge Kocaeli Eczacı Odası
32. Bölge Muğla Eczacı Odası
33. Bölge Afyon Eczacı Odası
34. Bölge Aksaray Eczacı Odası
35. Bölge Kütahya Eczacı Odası
36. Bölge Çanakkale Eczacı Odası
37. Bölge Sivas Eczacı Odası
38. Bölge Van Eczacı Odası
39. Bölge Edirne Eczacı Odası
40. Bölge Kırklareli Eczacı Odası
41. Bölge Tokat Eczacı Odası
42. Bölge Giresun Eczacı Odası
43. Bölge Mardin Eczacı Odası
44. Bölge Batman Eczacı Odası
45. Bölge Çorum Eczacı Odası
46. Bölge Uşak Eczacı Odası
47. Bölge Amasya Eczacı Odası
48. Bölge Osmaniye Eczacı Odası
49. Bölge Yozgat Eczacı Odası
50. Bölge Karaman Eczacı Odası
51. Bölge Adıyaman Eczacı Odası
4/09/2009 hasta
Yorumlar (0)
Sıcak uygulama ve masaj kasları gevşetip, ağrıyı rahatlatıcı bir etki yaratabilir. Fizik tedavi ajanları (elektrik akımları, ısıtıcı ajanlar, traksiyon gibi) tedavide kullanılabilir. Boyunluk kullanılması da, boyun hareketlerini kısıtlayarak, eklem ve kasların dinlendirilmesine ve ağrının hafifletilmesine yardımcı olur. Ağrılı noktalara ağrı kesici enjeksiyonlar yumuşak doku kaynaklı ağrılarda (özellikle miyofasiyal ağrıda) etkili olabilir.
boyun, agrisi, icin, ilac, disi, tedaviler

